15 Temmuz 2016 – Darbe Girişimi

Bir jenerasyonun “darbe” ve “asker müdahalesi” ile tanıştığı gün.. 15 Temmuz’a kadar merakımızdan duyar, araştırır ve izlerdik.. Çok fazla hikayeye denk gelmemize rağmen olayın ciddiyetini fark edemez, eskilerin birilerinden neden bu denli nefret ettiğine bir türlü anlam veremezdik. Lakin 15 Temmuz 2016 tarihinde belki de geçmişteki olayların yüzde birini dahi yaşamamış olmamıza rağmen her şeyin bilincine fazlasıyla vardık..

Gezi Parkı olaylarına şahit oldu aslında bizim jenerasyon. Hani devlet ile halkın arasının açılması nedir biliyoruz az çok. Masum insanların ölümüne, emir kullarının katline, haklıyla haksızın ayırt edilmeden yargılandığı bir düzene az da olsa şahit olduk.. Ama bu seferki bambaşkaydı!

Sıradan bir gündü aslında, öyle havada bir gerginlik kokusu falan da yoktu. Okuldaki çalışmam bitmiş bir arkadaşımla kafede 2-3 saat muhabbet ettikten sonra evin yolunu tutmuştum.. Giyinip, elimi yüzümü yıkadıktan sonra her zamanki gibi bilgisayarı açtım ve sosyal medyada zaman geçirmeye niyetlendim. Başta alevli “Son Dakika!” yazıları bir bir düşmeye başladı akışa. Haberlere göre askerler köprünün bir kısmını trafiğe kapatmış, tanklarla havalimanlarının yolunu tutmuştu. Haberleri ilk okuduğumda “darbe” denemesi olabileceği aklımın ucundan dahi geçmedi fakat detaylı bir düşünmeye de başlamıştım. Diyorum ya; biz böyle şeylere şahit olan, böyle şeylere alışık olan bir jenerasyon değildik. Bizim problemlerimiz Pokemon GO’lardan, Google’da nasıl üst sıralara çıkabileceğinden, YouTube’da nasıl gelişilebileceğinden ibaretti. Darbeymiş, asker müdahalesiymiş bunlar bize çok uzak kavramlardı.

Konuya olan yorumlarını merak edip annemleri aradığımda endişeli seslerine şahit oldum. Bir takım şeyleri yaşamış insanlar olduğu için durumun ciddiyetini bizden çok daha kısa sürede kavramışlardı. Onlardan uzakta olduğum için endişeleniyor ve sıkı tembihleri ile uzaktan da olsa beni güvence altına almak istiyorlardı.

Peş peşe yaşanan gelişmeler, başbakanın canlı yayında yaptığı darbe açıklaması, birkaç dakika sonra TRT’ye giren askerlerin okuttuğu darbe bildirisi olayın ciddiyetini bir anda arttırdı. Olay artık geri dönüşü olmayan bir yola doğru girmeye başlamış, beyniyle düşünülebilen herkesin istemediği kıvama doğru gelmişti.

Sonrasında cumhurbaşkanının isteği doğrultusunda halk sokağa inmeye başladı, o andan itibaren işin rengi de komple değişti. Canlı yayından izlediğimiz darbe girişiminde, mantık çerçevesinde olmayan sahnelere şahit oluyorduk. Sözde darbe için orada bulunan askerler halka neler olduğunu soruyor, koca koca tanklar bir anda halktan korkmuşçasına geri çekiliyordu. Bu kesinlikle ve kesinlikle normal bir durum değildi. Evet yaşım gereği hiçbir darbeye şahit olmamış, hiçbir askeri müdahale görmemiştim. Lakin darbe yapacak askerin tutumunun bu olmayacağını bilecek kadar da düşünebiliyordum.

Çatışma haberleri, çatışma sesleri ve ardı arkası kesilmeyen özel jet manevraları İstanbul’u boğarken, kötü haberler de akışa düşmeye başladı. “Halk 4 askeri öldürdü!“, “Polisle Asker Çatışıyor!“, “Yakalanan Askerler Linç Edildi!

İç savaş kirli yüzünü bütünüyle göstermeye başlamıştı. 19-20 yaşındaki olaydan bihaber olan erler öldürülüyor, kimse masumla masum olmayanı ayırmıyordu. Halk; namusu, vazgeçilmezi olan askeriyle, mehmetçiğiyle belki de tarihinde ilk kez karşı karşıya geliyordu. Nitekim bu karşı karşıya gelme olayı çok da kanlı oldu.. Ne resimler ne videolar düştü internet ortamına son 2 gündür..

Ama bir anı hiç unutamıyorum.. Olay gecesi saat 01.30 gibi koltukta dalmışım.. Yaklaşık olarak 1 saat kadar sonra; şiddetli bir patlama sesi ile uyandım, o an yaşadığım korkuyu hiçbir kelime ile ifade etmem mümkün değil. Camların sallanışı, Alex’in bir anda saklanması, benim ne olduğuna anlam verememem derken ciddi manada çaresizliğin ne olduğunu yaşadığım anlardan biriydi.

Mevcut hükümeti seversiniz, sevmezsiniz ama her şeyin bir oluru, raconu vardır.. Bu işin oluru kesinlikle bu değildi, Allah’a çok şükür de engellendi.

Ve bir jenerasyon da darbe girişimini sosyal medyadan takip ederek, tarihte ilke imza attı. Umarım yaşıtım olan herkes darbe nedir, bomba nedir, korkmak nedir anlamıştır. Bundan sonra en ufak olayda “asker şehre mi iniyor acaba? Oley oley oley!” kafasını yaşamayacaklardır diye düşünüyorum.

Sözlerimi bitirmeden önce, son olarak; bu işte parmağı olan herkesin adalet karşısında hak ettikleri cezayı sonuna kadar almalarını istiyorum.. Lakin inşallah suçlu ile suçsuz ayırt edilir, masum insanların canı yanmaya devam etmez..

Allah bir daha yaşatmasın!

  5 Yorum

  1. 10 numara   •  

    15 temmuz darbe girişimi gecesi büyük bir heyecan ve meydan okumanın ardından 16 temmuz sabahı çok daha aydınlık bir güne uyandık sadece mecazi anlamda değil gerçekten güneş daha bir parlıyordu sanki Allah nurunu, bereketini milletimizin üzerine saçıyordu…

  2. Mehmet Akif Cantürk   •  

    Öncelikle sözde darbe diye bir şey asla yok. Ciddi miktarda neredeyse ordudaki generallarin yarısı bu girişime katıldı. Tabi sayıca çokluk sağlamak için masum erleri tatbikat var gibi sokağa indirdi darbeciler. Olaylar çok hızlı gelişti öyle sosyal medyadan takip etmekle olayların içinde olmadan yorum yapmak saçma. Sadece benim mahallemden 4 kardeşimizi kaybettik. O masum dediğiniz erlerin komutanlarının ateş emrine halka kurşun sıkarak karşılılık vermesi sonucu olaylar ve şehitler çoğaldı. Kanunsuz emir diye bir şey vardır askeriye de. O masum dediğiniz askerler halka ateş ettiği an onların masumluğu bitmiştir. Zaten gerçekten masum olan erler direkt halka ve polise teslim oldu.

    Sözcü Cumhuriyet Birgün T24 gibi medyaların paylaştığı şeylere inandı çoğu insan. Mesela o halkın linç ettiği dediği bir er darbeci tarafından halka ateş etmediği için vuruldu O şekilde hayatını kaybetti. Ama bahsettiğim medyaların haberleri ise tam tersine. Bu medyaların amaçlarını biliyoruz zaten… Akpartililer askerin kafasını kesti? Sakallı abilerimiz için ISİDCİLER askeri linç etti gibi yalan haberler ile ASKER-POLİS arasında çatışma var gibi haberler ile provakasyon yaptılar. Adli tıp raporuna göre KAFASI KESİLEN kimse çıkmadı mesela. Sözcü gazetesi yapmıştı bu haberi. Ayrıca ortada hiç bir yokken Sözcü gazetesinin tv kanalı HALK TV Malatya da Akpartililer Alevilere saldırdı gibi yalan haber yaptılar. Ki bunu Malatyadaki chp vekili bile yalanlamasına rağmen yaptılar..

    Bu darbe girişimi değildi bu Türkiyeyi işgal etme girişi miydi. 15 temmuz gecesi ırak sınırında binlerce ısid ve pydli terörist hazır bekliyordu mesela. Şayet başarılı olsaydı insanların beğenmediği gitmesi için her şeyi göze aldığı Recep Tayyip Erdoğan ölse yahut kaçırılsa idi şuan her şey çok farklı olacaktı… İsterseniz tiyatro deyin isterseniz darbe deyin. Ne dendiğinin hiçbir önemi yok… Ve şunu da belirteyim ben seçimler de oy kullanmayan siyasetten nefret eden bir insanım. Mücadele ederken her siyasi partiden her ırktan insan vardı. Kürt komşum tankın üzerine çıktı. Akp li arkadaşım Mhpli arkadaşım hep beraber ALLAHA SIĞINARAK mücade ettik. Tabi Ya Allah Bismillah Allahu ekber dediğimiz için ne Isidçi olmadığımız kaldı ne de terörist… Allah demekle Bismillah demekle terörist olunuyorsa en büyük terörist ben olmaya razıyım. Ayrıca sakallı şalvarlı abilerimiz de ısidçi değil mahmud efendi cemaatine mensup abilerimizdir.(cübbeli ahmet hocanın olduğu cemaat) . Cemaat deyince de aklınıza fetonun cemaati gelmesin. İşte feto gibi adiler yüzünden hem islam dini hemde türklük leke alıyor.

    (Bu yorumu onaylamayacaksınız büyük ihtimalle ama yine de yazdım)

  3. Yusuf Bahadır   •  

    Keşke o korkup saklanan köpeğe benzemeyip çıkıp vatanını, milletini canın uğruna hainlerin karşısında dursaydın da yeni jenerasyonum bahanesine saklanmasaydın. Merak etmeyin tarih sizi sosyal medyanın uşakları olarak yazacak !..

  4. Faruk Yaman   •  

    Herkes fazlasıyla etkilendi. Herkes fazlasıyla da dersler çıkarmıştır umarım bu olaydan. Rabbim bir daha girişim dahi olsa bile yaşatmasın bunları bize. Ben de Ankara’da olayların yaşandığı bir yerin tam ortasındaydım. Yazıyı okurken aynı telaşımı okudum satırlarda. Teşekkür ediyorum Burak…

  5. Ahmet Düzen   •  

    hayatım boyunca unutmayacağım bir sahneydi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir