kota-engeli

Biz Ne Kotalar Gördük..

Bugün forumda gördüğüm bir konu üzerine aklıma geldi, internet alemindeki eski günler. Hani böyle çok da eskilere gitmeden yaklaşık bir 9-10 sene öncesinden bahsedeceğim bu yazımda. O zamanlardan bugüne internet kullanıcısı olanların beni çok çok iyi anlayacağına kesinlikle eminim. Mendillerinizi alın çünkü duygusal anlar yaşayacağız beyler!

Hatırlar mısınız; bir zamanlar TTNET’in yalnızca 3 GB Kotalı internet paketi bulunmaktaydı. O dönemler hayli ucuz olduğu için (29 TL idi yanlış hatırlamıyorsam) ailem direk bu paketi bağlatmıştı eve. Hani pek anlamıyordum o dönemler; kotaymış, falanmış, filanmış işim olmazdı. Evde internet olduğunu bilmemin mutluluğu yetiyordu bana.

Mesela çevirmeli ağların olduğu dönemde internet ile pek aram yoktu. Evde vardı lakin açıkçası toplasanız 10 kere kullanmamışımdır. Fakat ADSL için öylesine dil dökmüştüm ki aileme; geldiği gibi bağımlısı olacağım belliydi.

Çok iyi hatırlıyorum o dönemler; aylık 3 GB kota ve günde 8 saat sınırı var diye bir uyarı yapıyordu internet bağlatılan yerler. İnsanlar 8 saatten fazla bağlı kalınca faturaya yansıyor zannediyordu (ben de bu zannedenler grubuna bir süre dahil olmuştum). Özellikle müptelası olduğum Knight Online ile tanıştıktan sonra bu 8 saat sınırı hayli sinirimi bozmakta, bütün zevkimin içine kaka yapmaktaydı. Sonra oturduğum bir bölgedeki bir büyüğüm sayesinde öğrendim, 8 saat olayının tıraş olduğunu. Meğersem; 3 GB kotayı aşmamak için günde bağlanılması gereken maksimum süre 8 saat imiş.

Tabi ben bu saatin hiçbir şey ifade etmediğini öğrenince işin cılkını çıkarıp, dersleri bozguna uğratmıştım ve ailem interneti kestirmişti.

bilgisayar-ders-iliskisi

Deli gibi yalvarmaların ardından zar zor her seferinde aldırıyordum tekrar eve interneti. Ciddiyim en az bir 3-4 kere kestir-bağlat yapmıştır ailem. Hiç unutmam bir seferinde bu internetin kestirilmesine baya üzülüp, 2-3 gece yatağa çiş kaçırmıştım uykumda. Baya kötü günlerdi moruk ama cidden bilerek yapmıyordum. Artık internetin kesilmesi nasıl bir psikolojimi bozduysa, koca adam yatağa işiyordu. Hani bakıldığı vakit; altıncı yada yedinci sınıfa gidiyordum, çok garip bir durumdu. Ailem hemen ertesi gün bağlatmıştı interneti, durumdan endişe duyup.

Not: Rahmetli dedemi burada saygıyla anıyorum. Anneme sert bir dille “git hemen bağlat interneti. Çocuğu üzüp, benim canımı sıkmayın” tarzında bir şeyler demişti. Otoriter adamdı, bu laftan sonra o internetin bağlanmaması imkansızdı. Seni çok özlüyorum dedeciğim.

Not 2: Bu olayla ilgili hatırladıkça içimi burkan bir anıyı, başka bir yazıda kaleme alacağım.

Neyse derken; 3 GB’yi hayırsever kurum TTNET, 4’e yükseltti. O zamanlar büyük olaydı bu; “vay anasını şaka maka 4 yaptı lan adamlar, yaşadık” kafasında bakıyorduk olaya. Sanki çok bir şey fark edecekti anasını satayım (şimdinin bakış açısıyla böyle düşünüyor da olabilirim). Yine Knight’tı, oydu, buydu derken bu dönemleri de aşıp sınırsız camiasına adım atmıştım.

Tabi bu adım atma sürecimde normalde 30 gelmesi gereken faturaların devamlı olarak 60 gelmesinin de payı büyüktü. Sınırsıza adım attıktan sonra ise TTNET’le pek bir münasebetim kalmadı. Sınırsız bağlandıktan sonra bir daha hiç internet kesilmedi, ben de ete süte hiç karışmadım.

Böyle dönemlerimde oldu.

Böyle dönemlerimde oldu.

Ama şimdi düşünüyorum da hakikaten 3-4 GB kota ile nasıl 1 ay idare ediyormuşuz, hayret ediyorum. Hani bugün mobil cihazlarda bile 2-3 GB’yi deviriyorum 15-20 günde (çok fazla kullanmama rağmen). Hakikaten bir insanlık dramı yaşıyormuşuz o dönemler, TTNET yüzünden.

Ne diyelim son olarak madem ?

Allah kimseyi kota ile imtihan etmesin, AMİN!

  2 Yorum

  1. Racon Dizisi   •  

    Ah o kotalı günler. O günleri bile özler oldum. Bakmayın internet kotalıydı ama yinede yetiyordu. Şimdi ise sınırsız diye bağlatıyoruz ama ayın 15′ i gelmeden 50 GB kotasını aştık diye 3 mbps e düşürüyorlar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir