Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi..

Hayatımdaki dönüm noktalarının tarihlerini her daim hatırlayan ben, bu konuda çaresiz kaldım! O duruşuna, asaletine yandığım, her bakışımda ayrı aşık olduğum, beni asla terk etmeyen sadık sevgilim ile ilk olarak hangi tarihte karşı karşıya gelmiştik ki ? Yaşça baya küçük olduğum dönemlere denk geldiği için hatırlamıyorum muhtemelen, ve bu da hayli normal karşılanabilir bir durum gibi. En iyisi kendimi fazla kendimi üzmeyeyim, “niye hatırlamıyorum uleyn ühühühü” diyerek. 

Benim hayatımda bu konuda efsane bir giriş cümlesi bulunmakta; “her şey sen üç yaşındayken, teyzenlerin yurt dışından getirdiği bilgisayar ile başladı!”. Çok duygusal bir an değil mi sizce de ? Düşünsenize şimdi bir.. Elimde oyuncaklarım var, oturmuşum yerde oynuyorum. Sonra bir anda onu görüyorum ve -burayı ağır çekim modunda hayal edin- elimdeki oyuncakları fırlatarak ona doğru koşmaya başlıyorum.

Tamam tamam kestik.. Şımarmadan devam edelim biz en iyisi!

Şimdi o dönemleri çok net hatırlamıyorum, sonuçta üç yaşındayım. Lakin böyle bazı kareler de aklımın bir ucunda bulunmakta. Mesela bir Prince of Persia oyunu vardı, deli gibi oynardık kuzenimle.

prince-of-persia-1

Hani o dönemler çocuğuz sonuçta. Sizlere üç yaşında attığım formatlardan bahsedecek kadar zeki değildim maalesef. Gerçi format atılacak bir işletim sistemi de var mıydı, onu da bilmiyorum.

Sonra yıllar ilerledikçe yine bazı bilgisayar değişimlerim oldu. Fifa 2000’i, Fifa 2002’yi falan yukarıda bahsettiğim bilgisayarda oynamadım elbette. Bu süreç içerisinde format atmaktan tutun da, bilgisayarın içerisinde yapabileceğim ne varsa her şeyi kavramıştım. Beni gören büyüklerim resmen Einstein muamelesi yapıyor, “çok zeki maşallah tü tü tü!” demekten kendilerini alıkoyamıyorlar idi.

bilgisayar-cocuk

Böyle bir ortamın içerisinde, bir kahraman gibi oradan oraya savrulurken (tüm akrabaların bilgisayarlarına format atmışımdır), artık mevcut bilgisayarımın ihtiyaçlarımı karşılamadığını fark etmiştim. Bu durumu da baya yalvar yakar aileme ilettim. Beni kırmayıp ilk modern bilgisayarımı aldıklarında; takvimler 2005 veya 2006’yı göstermekteydi. GTA Vice City’nin, Fifa 2005 kariyer modunun efsane olduğu yıllar. Sağ olsun ailem, o dönem için hatırı sayılır bir fiyata muazzam bir kasa toplatmıştı benim için. Artık her şey çok başkaydı, çünkü gerçekten modern bir sisteme sahiptim.

Zaten internet dünyası ile tanışmam da ilk olarak o bilgisayar ile başlamıştı. İlk blog yazımı dahi o bilgisayardan yayınlamıştım. Yaş ilerledikçe işin oyun, format, sistemsel boyutlarını aşıp web tasarım üzerine ilerlemeye başladım. (ki bu dönem hala devam etmekte). Son olarak da; bölümüm gereği okulda programlama öğrenmeye başladım, şurada bahsettiğim üzere.

Yani diyeceğim o ki; benim bilgisayar ile tanışıklığım, arkadaşlığım, dostluğum çok çok eskilere dayanmakta. Eminim bu yazıda dahi bahsetmeyi unuttuğum birçok güzel detay vardır. Bana yaşatıp, kattıkları her şey için bugüne kadarki tüm bilgisayarlarımı saygı ile anarken, böylesine güzel bir yazı yazmama sebep olan Enes Emen’e de ayrıca teşekkür ederim.

Nice bilgisayarlı, nice bilişimli yıllara!

  1 Yorum

  1. Usluer   •  

    Yazını okuduktan sonra ilk bilgisayarım geldi aklıma. Celeron 400 işlemci, 64 MB RAM, 8 veya 16 MB ekran kartı vardı üzerinden. Haa birde 4 GB harddisk. 15 inç monitörü de unutmamak gerek tabi. Zamanında 300 dolar vermiştik. Gözlerimi yaşarttın be Burak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir