Blog Sunumum Başarılı Geçti!

Tam 1 hafta önce kaleme aldığım bir yazımda sizlere, blog tuttuğum için üniversite hocalarımın bana hep blog’lar üzerine ödev verdiğinden bahsetmiştim. Geçtiğimiz Çarşamba günü o yazıda bahsettiğim sunumu (ödevi) layığıyla yaptım. Her şey beklediğimden güzel ve akıcı bir şekilde gerçekleşti. Hatta “anlatırım biter” düşüncesi ile yapmaya başladığım sunuma inanılmaz bir katılım oldu.

Aslında bu yazıyı, sunumu yaptığım gün yani Çarşamba günü yazacaktım lakin ağır grip geçiriyor olmam sebebiyle elim bilgisayara gidemedi maalesef. Yeni yeni toparlandığım için; sabah erkenden kalkıp, büyük bir heyecanla sizlere o günü anlatmak istedim.

**

Aslında gün çok kötü başladı. Sabah kalktığımda inanılmaz bir şekilde burnumun aktığını ve halsiz olduğumu fark ettim. Ama öyle böyle halsizlik değil, resmen kolumu kaldırdığımda dahi ağrı hissediyordum. Bildiğiniz grip belirtileri işte! Baya bir küfür ettim içimden bu duruma. Çünkü ne zaman önemli bir sunum yapacak olsam; vücudum bir yamuk yapıyor mutlaka. Her neyse.. Öyle ya da böyle gidip o sunumu yapacaktım, erteletmek fikrine hiç sıcak bakmadım.

grip-gif

Zor bela doğruldum, kahvaltı yapıp giyindim. Dersimiz 13.30’da başlayacaktı lakin siz de takdir edersiniz ki; benim okula daha erken gitmem gerekiyordu. Her ne olursa olsun, sonuçta sunum yapacaktım ve yapacağım yeri dinleyicilerden önce keşfetmeli, ortama hakim olmalıydım.

Öyle de oldu. Herkesten erken gittim ve sunumdaki ortağım ile projeksiyon dahil olmak üzere sunumda bize yardımcı olacak alet edevatların tamamını inceleyip, ayarladık. Çok geçmeden hoca sınıfa geldi ve sunum başladı.

Önce blog’un geçmişinden ve dünya üzerindeki yayılma sürecinden bahsettik. Bu giriş bizleri dinleyenlere “blog kültürü” hakkında yeterli bilgiyi verdi. Blog’lar hakkında en bilgisiz insan dahi, en azından “nedir, ne değildir ?” sorularına cevap verebilecek kıvama geldi. Sonrasında yavaş yavaş ülkemizdeki blog kavramı, blog istatistikleri ve blog yazarlarından söz etmeye başladık. Açıkçası bu bölümlerde katılım çok fazla yoktu ve bir şekilde dinleyicileri sunuma dahil etmem gerektiğini biliyordum. O sebeple; bunların hemen ardından sosyal medya ile blog’ların ilişkisine geçtik.

fatih-terim-basin-toplantisi

Twitter’ın blog’lara yaptığı büyük darbeden ve blog’ların nasıl bir anda dibe vurup, tekrar ayağa kalkmaya çalıştığından bahsettik. Bu konudan itibaren katılım inanılmaz arttı ve önceki konular da dahil olmak üzere pek çok konu hakkında sorular gelmeye başladı. Özellikle sunumun bir bölümünde konu blog’lardan çıkarak sosyal medya olayına dönüştü. Facebook, Twitter, Instagram derken gelen tüm sorulara bilgimiz ölçüsünde cevap vermeye çalıştık, ki; bence sorulan her soruya layığıyla cevaplamayı başardık.

Neticesinde; yaklaşık 1-1.5 saatlik bir sunum oldu ve bana göre inanılmaz başarılıydı. En azından “ben“, hasta halimle zevk alarak, sıkılmadan yaptım diyebilirim.

Sunumu yaptığım akşam sınıftan bir arkadaşımın; “Burak ya, bugün çok gaza getirdin hemen Blogspot’tan bir blog oluşturdum. Müsait bir vaktinde bana detaylıca yardımcı olur musun ?” demesi de bence başarılı bir sunum olduğunun kanıtıydı.

Sunumdan puan olarak kaç alırım bilinmez lakin “iyi ki yaptık!” diyebiliyorum, dönüp baktığımda. Ve “inşallah” daha güzellerini de yapma fırsatını bulurum.

Yardımcı Doçent Ruken Kılanç’a teşekkürler.

Sunum Hatırası

blog-sunumu-facebook

  7 Yorum

  1. Gökhan   •  

    Başarılarının devamını dilerim

    • Burak   •     Yazar

      Teşekkür ederim hocam.

  2. e-vren ;)   •  

    Tebrik ederim, iyi iş çıkarmışsın Daha büyük kitlelere daha geniş sunumlar yapmanı diliyorum.

    Yazının sonuna sunumundaki notları özet olarak eklemeni isterdim. (Eklediğin görseldekileri kastetmiyorum)

    Dikkat ettim, konu sosyal ağlara gelince herkesin algıları açılmış Bu, çoğu blog yazarının yıllarca emek harcadıkları bloglarını terk edip sosyal ağlara kaymalarının bir özeti sayılabilir. Çünkü herkes orada ve dönüt, beğeni anlık alınabiliyor.

    Aslına bakarsan seni dinleyen herkes blog yazarı olmasa da birer sosyal ağ yazarı. Sosyal medyaya karşılık gelen en güçlü kavram bloglardır; facebook, twitter vs sosyal ağları oluşturur, bir medyayı değil.

    Ben blog yazarlığının yıllandıkça daha kıymetli olacağını düşünüyorum. Hatta sosyal ağlardaki gelişmeler blog yazarlarının elini daha da güçlendirecektir.

    • Burak   •     Yazar

      Kesinlikle ağabey!

      Blog kısmında her ne kadar herkes pür dikkat dinlese de; işin içerisine sosyal medya karışınca adeta dinleyenler devleşti. Soru üzerine soru geldi ve yazıda da belirttiğim gibi; iş bir ara blog’dan çıkıp tamamen sosyal medyaya döndü.

      “Blog & Sosyal Medya” ilişkisini sunumda müthiş ötesi anlattığımı düşünüyorum, umarım düşündüğüm kadar başarılı olmuştur. Dönüşleri henüz tam olarak alabilmiş değilim lakin dediğim gibi arkadaşlardan teki blog oluşturmaya karar verdi ve bu konuda benden yardım istedi.

      Bakalım isteği ne kadar devam edecek ?

  3. Usluer   •  

    Ses kaydı?

    • Burak   •     Yazar

      Maalesef mümkün olmadı İsmail.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir