Brezilya Fönü ile Tanıştık

Hayatım boyunca saçlarımla aramda daima bir kavga vardı. Onları ne kadar yola getirmeye, şekle sokmaya da çalışsam her daim dik durup beni zora soktular. Zaman içerisinde onlarla olan kavgama farklı boyutlar kazandırdım. Dönem dönem saçlarımı çok kısa tutup onları yok sayarken, dönem dönem de uzatıp çeşitli işlemlere tabi tuttum.

Geçtiğimiz sene saçlarımı epey bir uzatıp Fenerbahçeli futbolcu Salih Uçan‘a özenmiştim. Tabii saçlarımın doğası gereği onunkiler gibi kıvır kıvır olmamışlardı. Bu sebeptendir ki; Hollanda’ya gittiğim gibi saçlarıma perma yaptırmıştım. Yaptırdığım ilk 1-2 ay çokça hoşuma gitmesine karşın, zor bakımı ve aşırı uzamaları sebebiyle Türkiye’ye dönmeme 1 hafta kala 1’e vurdurmuş, Michael Scofield olarak ülkeye dönüş yapmıştım.

kivircik-permali-burakoli

O dönemlerden bir hatıra.

Eğitim amaçlı İstanbul’a geldiğimden beri ise henüz saçlarımı 1 kez kestirdim. Haliyle epey bir uzadılar. Başlarda “adam gibi bir kuaför bulana kadar kestirmem” görüşünü benimsemiş olsam da sonraları “uzatalım bakalım, nereye kadar uzayacak ?” hırsına dönüştürdüm işi. Derken dediğim gibi saçlar epey uzadı ve artık “kestir yoksa rahatsız ederim” demeye başladılar. Ben ise onlara karşı bu kadar çabuk pes etmemeye kararlıydım ve o radikal kararı hemencecik aldım: BREZİLYA FÖNÜ!

Evet evet! Brezilya fönü çektirecek ve onların o bitmek tükenmek bilmeyen dalgalarını kıracaktım. Kabarık ve sert saçlara son, yumuşak ve düz saçlara “merhaba!” diyecektim. Öğrenci olduğum için çok tuzlu bir kuaföre gidemezdim, bu sebeple internetten kısa bir araştırma yapıp, uygun bir kampanya buldum. Bulduğum sabahın akşamında da gidip saçlarıma gereken işlemi yaptırdım.

Sonuç mu ?

Saçlarım hayatımda hiçbir zaman bu kadar yumuşak, düz ve sakin (kabarık olmama durumu) olmamıştı. Yani anlayacağınız fazlasıyla memnunum yaptırdığım için. Çevremdeki insanların büyük çoğunluğu da güzel karşıladılar saçlarımın yeni halini. Hatta içlerinden birkaçı “oğlum bu seni küçük gösterdi lan, iyice bebeye döndün” dedi. Sanki çok büyük duruyorduk ya haaam…

Neyse.. İşte öyle. Son olarak bir efsane olan before-after’ı da çakıp konuyu noktalayayım, en iyisi.

burakoli-brezilya-fonu

burakoli-brezilya-fonu-2

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir