Çok Utanmıştım! #1

Şayet yanılmıyorsam altıncı veya yedinci sınıftaydım. 6 saatlik okul bitmiş, sonrasında dershaneye gitmiştim. Hani o dönemler bilgisayarla fazlasıyla haşır neşir olduğum dönemler olduğundan, ben de her daim “şu dersler bitsin de biran önce eve gideyim ya” düşüncesi vardı. Nitekim her gün dershane biter bitmez koşa koşa otobüse gider, eve gidiş süremi hızlandırmaya çalışırdım.

Bir gün yine okulda fazlasıyla yorulmuş şekilde dershanedeki etüte gitmiş, zaten fazlasıyla sıkılmış olan canımı sıkım sıkım sıkmıştım. Nedendir hatırlamıyorum; o gün sırt çantamda epey bir ağırdı, omuzlarımı ağrıtacak türden.

Her neyse işte.. Dershanedeki son dersin bitiminin ardından, ben son sürat dershaneden çıkmış otobüse doğru koşmaya başlamıştım. Bizim orada yani Karamürsel’de “ışıklar” diye adlandırılan bir yer vardır, böyle karşıdan karşıya geçip otobüslere gidersiniz. Tam orada ben karşıdan karşıya geçme işlemini başarıyla atlattıktan sonra otobüsün kalkışa hazırlandığını fark ettim. Ve müthiş ayaklarımla atacağım bir depar sonucu ona yetişebilme ihtimalim olduğunu düşündüm. Tabii bu düşünce esnasında yerdeki boylu boyuna çamurdan habersizdim. Önümdeki adamın solundan deparı koymaya çalıştığım esnada ayağım öyle bir kaydı ki; bakın abartmıyorum dünyanın en dehşet düşüşünü yaşadım. Hani buz bile o denli kaydıramazdı, ciddiyim.

dusmek-gif

Düşmek, oradaki insanların beni görmesi, gülmesi falan dert değilde çamura “laaaks” diye yapıştığım o anda hissettiklerimi bir daha kolay kolay hissedebileceğimi düşünmüyorum. Yalan yok, bayağı bir utanmıştım. Bir de bilen bilir, o çamur üzerinde kuruduktan sonra böyle kaskatı bir hal alır, iğrenç bir duygu yaşatır insana. Eve gidene kadar hepsini fazlasıyla yaşadım, emin olun.

Yalnız belirtmeden geçmeyeceğim; tam düştüğüm anda arkamdan gelen 3-4 ağabeyden biri “kirlenmek güzeldir” şeklinde espri yapmıştı. Hiç komik değildi! O gün içimde kaldı söyleyemedim bari şimdi söyleyeyim.

Bu da böyle bir utançtı. Bir sonraki utancımda görüşmek üzere, öpüldünüz! ♥


BENİ OKU!

Uzunca bir süredir yazı serisi hazırlamıyor idim. Bu seri ile birlikte yeni bir seri başlatmış olayım.

  1 Yorum

  1. Halil İbrahim Bestil   •  

    Bence bir utanç değil tatlı bir anı olmuş. Bak seni tanımıyorum ama beni bile tebessüm ettirdi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir