En Büyük Hayalim: Hollanda

Herkesin bir hayali vardır. Öyle ya da böyle herkes hayattan bir şeyler bekler ve arzular. Bu beklenti ve arzular yaşam stillerine göre daima farklılık gösterir. Kimine “çok ufak” gelen beklentiler, kimisi için en büyük hayaldir. Ben de yaklaşık iki üç yıldır sahibim, özenle kurduğum eşsiz bir hayale. Değişen onca planımın arasında her zaman yerini koruyan eşsiz güzellikte bir beklentiye.

Başlıktan anladığınızı farz ediyorum hayalimi. Ufak fakat ufak olduğu kadar da sevecen bir ülke olan Hollanda’da kalıcı olarak yaşamak, enfes ve ötesi olarak gözükmekte bana iki üç yıldır.

İki üç yıl” dediğime de bakmayın, aslında Hollanda ile tanışıklığım çok küçük yaşlarıma dayanmakta. Deprem senesi teyzemlerin sayesinde gittiğim Hollanda’ya sonrasında pek çok kez tatil amaçlı gidebilme fırsatını yakalamıştım. Lakin insan küçük yaştayken bazı şeylerin güzelliğini gerçekten kavrayamıyor.

Küçük yaştayken yaptığım Hollanda tatillerinde genellikle çikolatalara, birbirinden güzel oyun parklarına ve kuzenimle yaptığım tatlı yaramazlıklara yoğunlaşmış olduğumdan ülkenin kendine has havasını hiç mi hiç fark edememiştim. Lakin iki sene evvel gittiğimde; bambaşka bir pencereden gözüktü bana Hollanda. Sokaklarının o sakinlik kokan havasından tutun da, insanlarının işe, okula, alışverişe bisikletle gidiyor olmalarındaki samimiyete kadar başlı başına büyüledi beni. Evlerinin, yollarının, sokaklarının öyle bir atmosferi var ki; kendinizi adeta tüm sorunlardan arındırılmış özel bir bölgede gibi hissediyorsunuz.

Hollanda Evleri

Hollanda-Evleri

Dünyanın en güzel yerleşim şekline sahip ülkesi diyebilirim Hollanda için. En azından benim gördüğüm ülkeler arasında kesinlikle en iyisi. Genellikle müstakil olmak üzere birbirinden eşsiz güzellikte evlerin sıralandığı Hollanda sokakları, insanı adeta huzur bozgununa uğratıyor. Görünüm bakımından kötü ev asla olmamasına karşın apartmanları dahi belirli bir düzen şeklinde sıralanmış vaziyetteler. Özellikle Türkiye gibi çarpık olmayan yerleşimlerin çarpık sayıldığı bir ülkeden gidenler için Hollanda’nın yerleşim şekli adeta cennet gibidir.

Evlerinin içerisini özenle dizen Hollanda halkı; cam önü süslemelerine fazlasıyla önem verir. Özellikle sokakta yürürken çevrenizdeki evlere dikkat edecek olursanız; birçoğunun içerisini görebilir, inceleyebilirsiniz. Pencere kenarlarında bulunan çiçekler, mumlar, süsler hatta oyuncaklar, eve dışarıdan inanılmaz sevimli bir görünüm katar. Bizdeki gibi perdelerle evi karartmak onlarda garipsenen bir davranıştır.

Buradan yola çıkacak olursak; ev yaşantısında bize göre çok daha rahatlar diyebilirim.

Ulaşım

hollanda

Hollanda’da ulaşımın simgesi hiç şüphesiz ki bisiklettir. Lakin bisiklet olduğu için halkının durumu kötü falan zannedilmesin, her ailenin 1 hatta 1’den fazla arabası olabilmekte. Burada mesele maddiyattan ziyade insanlardaki toplumsal bilinç. Herhalde şuan bu yazıyı okuyan herkes bisikletin insana ve çevreye ne kadar faydalı bir taşıt olduğunun farkındadır ? En azından böyle düşünmek istiyorum.

Tabi bu konuda Hollanda devletinin de büyük katkısı var. Ulaşım yollarında, sokaklarda mutlaka bisiklet yolları bulunmakta ve gerek yayalar gerekse motorlu taşıtlar büyük titizlik ile kurallara uymaktalar. Bizim ülkemizdeki insanların emniyet şeridini kullandığı gibi suistimal edilmiyor bu yollar hiçbir şekilde. Ayrıca bisiklet kullanan insanlarda bir nevi motorlu taşıtlar gibi çeşitli trafik kurallarına tabi tutulmakta. Örneğin; sağa dönecekken sağ kollarıyla, sola dönecekken sol kollarıyla sinyal vermekteler.

Bisiklet dışında tabii ki motorlu taşıtlar da hayli yaygın ve kullanılmakta. Otobüsler aracılığı ile Hollanda’nın her yerine ulaşım sağlamanız mümkün.

Toplum ve Toplumsal Yaşam

hollanda-lale

Öncelikle şunu söylemekte fayda var ki; Hollanda insanları her konuda gayet insanlar. Bunu orada yaşayan Türklere sorduğumda her ne kadar “saçmalama bunlar insan mı be ülkemi özledim ülkemi” tepkisini alsam da, ısrarla insanın dibi olduklarını iddia etmekteyim. Zira bizim insanımız istiyor ki; her toplum bizimkiler gibi canım cicim, lakayt olsun, herkes rahat rahat kuralları ihlal etsin, torpil gırla gezsin, polis bir çorbaya tav olsun, herkes keyfine göre yaşasın. Ama öyle bir şey yok, zaten o yüzden alışamıyorlar bir türlü farklı toplumlara.

Hollanda toplumu bize tam tersi kıvamda. Aşırı disiplinli, yerine göre neşeli, yerine göre donuk ama daima ciddi, kuralcı ve insani yönleri yeteri şekerli. Genelde sağda solda okumakta olduğunuz “soğuk insanlar” şeklindeki eleştirilere bir nebze hak vermekle beraber büsbütün olarak katılmıyorum. Zira sizi sever ve gerçekten güvenirlerse gayet esprili ve cana yakın olduklarını görebilirsiniz. Öte yandan gayet yardımsever ve anlayışlı olduklarına da her gidişimde şahit oluyorum. Lakin öbür taraftan da gerçekten dobra ve netler. Sizin hakkınızda düşündükleri bir şeyi çat diye hiç çekinmeden söyler, o anki ortamın rengini falan düşünmezler.

Kitap-Okumak-2

Onlara has belirgin özelliklere değinmek gerekirse; selamlaşma esnasında birbirlerini üç kez öpüyorlar (bizde iki mesela). Bunun dışında okumayı ve çalışmayı gerçekten aşırı seviyorlar. Hatta şöyle inanılmaz bir istatistik vereyim; Hollanda’da okuma yazma oranı yüzde doksan dokuz! Bakın daha net kavrayabilmeniz açısından yazıyla yazdım, sembol falan kullanmadım.

İnsan yapısına baktığımız vakit; Allah’ın erkeklere kadınlardan daha cömert davrandığını görmekteyiz. Erkeklerinin birçoğu hakikaten Hulk gibi kalıplı ve 1.82 boy ortalaması ile dünyada var olmaktalar. Kadınları ise 1.71 boy ortalaması ile bizlere merhaba demekte.

Yaşam

Yemek kültürlerinden başlayayım isterseniz zira bizim insanımızın en çok dikkat ettiği nokta odur diye düşünüyorum. Her türlü şeyi yiyebilmelerine karşın belirli bir yemek kültürleri bulunmamakta. Hoşlarına giden her şeyi tüketebilirler; Çin lokantaları, Türk lokantaları falan epey yaygındır.

Alışverişlerini genelde büyük marketlerden yaparlar. Sebze, meyveleri yıkanmış bir şekilde raftan alır, bizzat kendileri tartıp etiketledikten sonra satın alırlar. Fırınlar bulunmaktadır fakat fırın kültürü var mıdır diye sorarsanız pek yoktur. Ekmekler genelde marketlerden satın alınır ki; Türkiye’de de büyük şehirlerde bu olay son zamanlarda yaygınlaşmış durumda.


Sizlere Hollanda hakkında söyleyebileceğim, anlatabileceğim en temel şeyler bunlardır. Herkesin yaşam tarzı farklıdır lakin benimkine fazlasıyla uyan bir ülke diyebilirim. İnşallah bir gün kalıcı olarak taşınmak ve yaşamımın kalanını orada devam ettirmek nasip olur. En çok istediklerim arasında ilk üçte diyebilirim Hollanda ile ilgili olarak.

Kim bilir belki ilerleyen zamanlarda tekrar gidersem (ki muhtemel); daha detaylı, resimlerle süslenmiş bir yazı oluşturabilirim. Ama şimdilik eldeki imkanlar ile bu kadar!

Eğer merak ettikleriniz varsa aşağıdaki yorum alanından bana sorabilirsiniz. Okuduğum gibi cevaplar, sizleri fazla bekletmem.

Öptüm! ♥

  7 Yorum

  1. mehmet   •  

    merhaba goglee taratıp böylesş bir yazıyla karşılaşmak gerçekten hoş ülkemizdeki futbolcularından yola çıkarak karakterli ve çalışkan insanlar kanısına vardığım için araştırdım sizin söylediklerinizde neredeyse düşüncelerim ile birebir örtüşüyor gelgörelimki maalesef inançları yanlış fakat insani değerleride yüksek keşke müslüman bir toplum olsalar idi

  2. Ufuk   •  

    Her insanın yaşamak istediği ortam farklıdır elbet. Lakin ben karşılaştırmalara karşıyım. “Vay efendim orda öyle, burda böyle”lere yani. İnsan doğduğunda değiştiremeyeceği şeylerle gözlerini açar dünyaya. Memleketi, ailesi, cinsiyeti, -kısmen- boyu, kilosu vs. Nasıl ailemizi kabul ettiysek onları da kabul etmemiz gerekir diye düşünüyorum.

    Fakat ben de tam olarak senin gibi olmasa da, hayatımın bir dönemini seyahat ederek geçirmek istiyorum. Gittiğim yerlerde belli süreler kalıp, tam alışmaya başladığımda ordan ayrılmak, farklı bir rotaya doğru yola çıkmak en büyük hayalim.

    Bu sakin Avrupa kentleri gibi Amerika’da bir o kadar ilgimi çekmekte. Oradaki yaşam stili başlı başına insana ilham kaynağı olabilecek nitelikte.

    Bu arada merak ettim, fotoğraflar hangi şehirden?

    Not: Tip olarak da Hollanda’da yabancılık çekmiyorsun heralde kardeşim.

    • Burak   •     Yazar

      Bazı şeyleri kabul etmek istemesek de kabul etmek zorunda kalıyoruz zaten kardeşim. Bu arada senin hayallerin de enfes umarım her biri gerçekleşir.

      Not’a ayrıca takıldım Ufuk’cum. Övdün mü sövdün mü anlamadım.

      • Ufuk   •  

        Tip olarak Hollandalılara benziyorsun kardeşim. Bu arada hangi şehir, onu söylemedin?

        • Burak   •     Yazar

          Hoaydağğğ hayatımda bunu söyleyen ilk kişisin.

          Resimler farklı bölgelerden alıntı kardeşim lakin ağırlıklı olarak Rotterdam bölgesinden.

  3. e-vren ;)   •  

    Hollandalılarla ilgili verdiğin bilgileri tebessümle okudum Küçükken yabacı ülke benim için Avrupa ülkelerinden ibaretti; bunda belki de babamın Avusturya’da çalışıyor olması etkili olabilir. Oraları görmeyi çok istiyordum. Ama zamanla o isteğim Türk cumhuriyetlerine doğru kaydı. Bunda da Türk Dili ve Edebiyatı okumuş olmam etkili olabilir Şu an ne Hollanda ne İngiltere ne de başka bir Avrupa ülkesini göresim var. İnanılmaz derecede Türkmenistan, Kazakistan, Azsrbaycan gibi atalarımızın geldiği toprakları görme ihtiyacı hissediyorum. Ama ilk fırsatta Saraybosna’ya da gitmeyi çok istiyorum.

    • Burak   •     Yazar

      İşte herkesin hayallerinin ve isteklerinin farklılık gösterdiğinin en net kanıtı ağabey. Biraz da çevre şekillendiriyor herhalde isteklerimizi (okul vesaire).

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir