Eski Alışkanlıklarım

Blog’umu ilk açtığım zamanlarda büyük bir keyifle yazdığım iki nostaljik yazım vardı. Sıkı okuyucularımın bileceği üzere; televizyon programları ve çizgi filmler hakkında kaleme aldığım bu iki yazı, haklarında yapılan yorumlar ile beni bir hayli mutlu etmişti. Uzunca bir zamandır o tarz, buram buram “nostalji” kokan bir yazı kaleme almadığımı fark ederek, sizlere bu yazıyı hazırlama kararı aldım.

tus-kilidi

Tuş Kilidi Aç-Kapa

Tuş kilidi açıp kapama alışkanlığı, akıllı telefonların yayılması ile beraber kaybolan alışkanlıkların başında geliyor. Özellikle yabancılık çekilen ortamlarda bir dönem hepimizin başına gelen, son derece rahatlatıcı bir faaliyetti. Oturduğumuz yerden devamlı olarak tuş kilidini açıp kapatarak “telefonla meşgulüm” havası yaratmaya çalışır, bakışları başka yöne çevirmeyi hedeflerdik.

cagri-atmak

Çaldırıp Kapatmak

Eskiden, öyle şimdiki gibi herkeste bir ton arama dakikası, internet paketleri ve SMS hediyeleri yoktu. İnsanlar birbirlerini düşündüklerini farklı metotlar ile karşı tarafa belli ediyordu. Bunlardan en çok bilineni de, hiç şüphesiz ki; çağrı atıp kapatmaktı. Bu alışkanlığın fenomen olduğu dönemlerde henüz çok küçük olduğum için; sevgilimle bu heyecanı yaşayabilme şansına sahip olamadım. Lakin çok sevdiğim ve sıklıkla görüştüğüm arkadaşlarım, ağabeylerim ile vazgeçilmez alışkanlıklarımdan biriydi diyebilirim.

Not: Biz de sap olma geleneği çocukluktan geliyor herhalde.

msn-messenger

Msn Messenger

Msn Messenger üzerine çok fazla konuşmaya gerek var mı ? Allah aşkına bizim jenerasyondan olup da; MSN’i “efsane” kabul etmeyen var mıdır ? Şayet evdeysem; sabah uyandığım gibi açar, gece yatana kadar “Meşgul” durumunda takılırdım. Onun haricinde okuldan eve geldiğim gibi koşa koşa odama gider, bilgisayardan MSN’i açardım. İlk kız arkadaşımı MSN’den konuşarak tavlamış ve çıktığım süre boyunca da MSN’den görüşmeye devam etmiştim. Tıpkı çağrı atma olayı gibi MSN’de bir dönemin tartışılmayacak efsanelerinden biriydi. Rahatlıkla iletişimin temel unsurlarından biriydi diyebilirim MSN için.

Sonra nasıl olduğunu anlayamadan Facebook Messenger falan filan çıktı, mertlik bozuldu. Kara toprağa kavuşturdular benim biricik dostumu..

knight-online

Knight Online

Bu oyun üzerine daha kapsamlı, bol ekran görüntülü özel bir yazı hazırlayacağım lakin; bu yazıda da yer almasa kendisine çok büyük bir haksızlık yapmış olurdum. “Çocukluğum” denildiğinde yalnızca benim değil, ailem ve çevremdekilerin dahi aklına ilk gelecek şeylerden biridir Knight Online. Bir dönem derslerimi batırıp çıkartması ile, bir dönem yaz boyunca evden dışarı çıkmamam ile hatırlanan o efsane oyunum. Hani şöyle dönüp baktığım vakit; öyle bir özlüyorum ki bu oyunu oynadığım ilk zamanları, gözlerim doluyor desem abartmış olmam. Çocukluğun verdiği heyecandan mıdır yoksa oyunun gerçekten tadının kaçtığından mıdır bilmem ama şimdilerde tekrar başlamayı denediğimizde o vazgeçilmezliği bulamıyoruz.

Seni çok özlüyorum be “kınayt onlayn“!

gomlek-kravat

Gevşek Kravat

İlkokuldayken en büyük hayalimdi ortaokula geçip gömlek-kravat ikilisiyle şov yapmak. Nitekim çok fazla geçmeden de bu hayalime kavuşmuştum. O yaşlardan mıdır yoksa o dönemin modası olduğundan mıdır bilinmez gömleğin üstten iki düğmesini açıp, kravatı da göğüse kadar indirmek dev havalı gibi gelmekteydi. Şimdilerde bu konudaki tutumum büsbütün değişmiş durumda olduğundan; o dönemlerde bulunan bu alışkanlığım bir hayli komik gelmekte.

Efendi gibi giyinmek varken gevşeklikte çığır açıyormuşuz.

bilgisayarci

Bilgisayarcıdan Korsan Oyun Almak

Şimdilerde en beğendiğim huylarımdan biridir; yalnızca orijinal oyun oynamak. Uzunca bir süredir korsan oyunlara parmağım dahi değmemiştir, tercih edenleri de hep doğru yola çekmeye çalışırım. Fakat bir dönem; haftada iki üç kez babama bilgisayarcıdan korsan oyun cd’si yazdırmak gibi bir alışkanlığım vardı. Sahi ne kadar modaydı değil mi bu tarz bilgisayarcılar. Birçoğunun da dükkanında, yukarıdaki resimde bulunan raflardan vardı. Camdaki “format atılır” yazısına hiç değinmiyorum bile!

oyunyama

OyunYama Sitesi

İnternet üzerinde takılmakta olduğum ilk forumdu. Sitenin yapısından ve içerisinde bulundurduklarından çok yönetim ekibinin o sıcak aile havası kendisine bağlıyordu. Facebook’umda hala ekli olan Serhat ağabeyin, kuruculuğunu üstlendiği OyunYama, asla unutmayacağım yaşanmışlıklardan biridir. Keşke hala olsa da, hala takılsak.


Şimdilerde “geçmiş” olan, en unutulmaz alışkanlıklarım bunlardı. Belki çok daha fazla alışkanlığım vardı ama demek ki bende yer etmemişler. Bundan sonra bu tarz nostaljik yazıları arttırmayı hedefliyorum çünkü yazmak cidden acayip keyifli oluyor. Şimdi sırada Lacivert’in mimlediği “eski tanıdıklar” yazısı var. Ona da el atacağız Allah’ın izniyle.

Öptüm hepinizi! ♥

  6 Yorum

  1. Usluer   •  

    Knight Online dedin de göz pınarlarım yaşla doldu be Burak. Hala skill bug yapıp goblin kesmeye gideceğime neden czde np kasmadım diye pişmanım.

    • Burak   •     Yazar

      Knight Online hiç bitmeyen bir sevdadır.

  2. Ayhan   •  

    MSN Mesenger şu anda getirilse tüm platformlarda kasıp kavuracaktır. Bunu hep düşünüyorum aslında

    • Burak   •     Yazar

      Ne yazık ki; haklı olup olmadığını hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

  3. Kedi Dedi   •  

    Msn messenger hasabımı, hiç açık tutmazdım. Galiba konuşacak bişey bulamazdım. Knight’a hiç bulaşmamış, temiz bir çocukluk geçirmiş biriyim. Yazı güzel olmuş. Kişisel blogların olmazsa, olmazlarında bence bu tür yazılar.

    • Burak   •     Yazar

      Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Knight’a bulaşmamakla en iyisini yapmışsınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir