universite-finaller

Finaller Bana Teğet Geçti

Yaklaşık iki senelik bir gecikmenin ardından üniversiteye yerleştiğim için; ilk zamanlar, üniversite ortamında liseden farklı ne görsem “vay be olaya bak, üniversite farkı moruk” diyordum. Hani ilk zamanların verdiği heyecan şimdilerde ister istemez gitmiş olsa da; yinede her geçen gün garibime gidecek şeyler yaşamaya devam ediyorum. İnsanların yıllarca “lise de güzel fakat üniversite ortamı bambaşka” söylemlerinin haklı olduğunu daha iyi kavradığım dönemlerdeyim. 

Normalde hayatımda girdiğim hiçbir büyük sınavda heyecanlanmamış olan ben (buna YGS, LYS vesaire dahil), vize zamanı deli gibi heyecanlanmıştım. İşin kötü tarafı; vizeler, lise sınavlarından kapsam bakımından inanılmaz farklı olduğundan adam akıllı neye çalışacağımı dahi bilmiyordum. Neyse ki; öyle böyle derken çıkardığım notlar sayesinde hiç de fena sayılmayacak bir vize performansı sergilemiştim. İktisat dersi ve beklediğimden inanılmaz düşük aldığım işletme dersi haricinde her şey çok güzeldi. “Öyle çalıştım, böyle çalıştım, ortalığı yıktım geçtim” denecek bir çalışma yapmasam da; az ve öz çalışmam işe yaramıştı.

finaller

Finallerin başlayacağı hafta (geçen haftaya tekabül etmekte) ise heyecanım artık az da olsa korkuyla pekişiyordu. Zira üniversiteye gidenlerin iyi bileceği üzere; finaller candır, her şeydir. Vizeden kaç alırsan al finaller olmadan bir hiç sayılırsın. Her neyse.. İlk final Bilişim Sistemleri ve Teknolojilerine Giriş” dersinden idi. Excel ve benzeri Office programlarını işlediğimiz için vizem 30’du (hayatım boyunca sevemedim Excel’i) fakat yaptığımız projelere güvendiğim için dert etmiyordum. Açıkçası finaline de çok fazla çalışmadan girdim lakin derste öğrendiklerim bana yetti ve finalden gayet güzel bir not almayı başardım (ödevler ve hocanın değerlendirmeleri ile birlikte final notum 100 olarak gözüküyor). O sınav bana bir ders oldu ve çok çalışmaktan ziyade derste öğrendiklerimden yola çıkarak çalışmam gerektiğini öğrendim. Sonraki finallerde de bu taktiği tekrarladım ve şuana kadar sorun çıkaran bir ders olmadı.

Özetle; üniversite yaşantısını yavaş yavaş öğrenmeye, kendimi de ona göre şekillendirmeye başladım diyebiliriz. Şuan yalnızca iki finalim kaldı, onlar da; iktisat ve işletme. Yani aslında benim için önemli finaller, kalanlar diyebilirim. Ne olur bilinmez lakin işletmeyi düzeltip keyfime bakma derdindeyim zira ilk sınavda gerçekten mükemmel geçmiş olmasına rağmen beklemediğim bir not ile karşılaşmıştım (hoca da açıklayamamıştı bu durumu, içime sinmeyen bir nottu ama üstelemedim). Başlığı da vizelere göre çok daha rahat bir sınav dönemi olduğu için “teğet geçti” diye attım, bakalım inşallah işletme de istediğim gibi geçer de güzel bir tatil dönemi geçiririm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir