Gökhan Gönül Gitti!

Blog’a futbol üzerine yazdığım ikinci yazım bu.. İlkini Selçuk Şahin ayrıldığında yazmıştım ve yazarken de son derece duygu doluydum. Zira her ne kadar Fenerbahçe ayarında futbolcu olmasa da; içimde ona dair kötü bir izlenim yoktu. Ama bu yazıda her şey çok farklı. Öfke, ihanet, sevgi, sinir tüm duyguların karmaşa yarattığı bir ruh halinde yazmaktayım..

Bulunduğum dönem içerisinde Alex dışında çok fazla sembol oyuncuya denk gelmemiş bir insanım. Değişen futbol dünyası gereği; ne babamlar gibi Rıdvan’lara, Aykut’lara denk gelebildim ne de dedemler gibi Lefter’lere, Can Bartu’lara.. Benim Fenerbahçe’mde Alex, Volkan ve Gökhan vardı “sembol adam” kategorisine aday olabilecek. Güzel günlerde de, kötü günlerde de hep bu adamlar sahnede olur; en kötü maçlarımızda bile formanın hakkını en çok onlar verirdi.

Sembol adam olmak çok başkadır. Az biraz futbol kültürü olan herkes çok iyi bilir bunu.. Tribüne ilk onlar çağırılır, yuhalanacak bir durum olduğunda bir tek onlar yuhalanmaz. Eğer takıma bir uyarı çekilecekse ilk onlarla konuşulur, en çok onların gönlü yapılır öyle veya böyle onlara özel oldukları her daim hissettirilir.. Ki böylesine özel bir tutum da her futbolcuya nasip olmaz.

..

Nasip olan ender futbolculardan biriydi Gökhan Gönül.. Taraftar en çok onu sever, adına besteler söylenir, pankartlar asılırdı. Taraftar takımı protesto ederken ellerini kaldırıp “yapmayın” dediği an tüm tribün susar, desteğe başlardı. Zira bunun örneklerini de en çok geçtiğimiz sezon yaşamıştık. Fenerbahçe formasıyla sahaya çıktığı ilk günden, formayı terlettiği son güne kadar “saygısızlık” içerecek hiçbir şey yaşanmadı taraftarla arasında. Fenerbahçe onu, görünüşe göre o da Fenerbahçe’yi çokça sevmekteydi. Sahaya çıktığı maçlarda terinin son damlasına kadar oynuyor, formayı sırılsıklam yapıyordu. Hani futbolda bir olay vardır “tekmeye kafa sokan futbolcu” diye; öyle bir futbolcuydu kendileri..

Yukarıdaki fotoğraf; Avrupa Ligi yarı finalinde Benfica’ya karşı oynadığımız maçtan. İzleyenler hatırlar; bir pozisyonda tekmeye kafasını sokan Gökhan Gönül, kafasına aldığı darbe sonucu bilincini kaybetmiş ve hastaneye kaldırılmıştı. O gün tüm Fenerbahçe taraftarı gözyaşlarına hakim olamamış, Gökhan için inanılmaz bir endişeye kapılmışlardı. Allah’a çok şükür Gökhan’a hiçbir şey olmadı. Olmadı ama Fenerbahçe yönetimi Gökhan’ın pozisyon esnasında üzerinde bulunan “kanlı” formasını müzeye koydu. Çünkü o forma şerefi, o forma ruhu, o forma Fenerbahçeliliği temsil etmekteydi!

gokhan-gonul-forma

Kendisi de olaydan çok sonra yaptığı bir röportajda “Yine olsa yine yaparım. Fenerbahçe için ölürüm bile” demiş, o meşhur lakabı ne kadar çok hak ettiğini kanıtlamıştı. O 77 numaralı formasıyla “Gönüllerin Gökhan’ı“ı idi…

..

İlk kıpırdanmalar geçtiğimiz sezonun ortalarına doğru başladı. Gazetelerde manşetleri Gökhan süslüyor, kendisi için Beşiktaş’a gidecek dedikoduları yapılıyordu. Fenerbahçe taraftarları bu haberlere aldırış etmiyor; gerek saha içerisinde gerekse saha dışında Gökhan’a olan sevgisini belli etmekten asla vazgeçmiyordu.

Günler hızla geçerken, dedikodular artıyor hatta Gökhan için imzalar atıldı haberleri dahi yapılıyordu. Derken sezon bitti lakin haberler aynen devam etti. En sonunda iki taraftan da açıklama geldi. Gökhan seneye Fenerbahçe’de olmayacağını, meselenin para olmadığını, meselenin kendisine sergilenen tavır olduğunu anlatan bir demeç verdi. Fenerbahçe yönetimi de para yüzünden anlaşılamadığını ima eden yazılı bir açıklama yayınladı, cevap olarak.

Büyük yanlışlar bu açıklamalardan sonra başladı.. Mesela Gökhan’ın bileğindeki kartal dövmesi herkes tarafından bilinir lakin 3 km uzaktan çekilmiş ve defalarca zoomlanmış fotoğraf hariç hiçbir fotoğrafı bulunmazdı. Sonra ne oldu? Milli takım kampında yer alan Gökhan Gönül, idmanda çekilmiş aşağıdaki pozuyla oturdu gündeme.

gokhan-gonul-kartal

Tesadüf müydü? Salak olmak lazım tesadüf diyebilmek için..

Zaten koskoca Fenerbahçe kaptanının Beşiktaş’la adının geçmesi, hiçbir yalanlama gelmemesi ve tüm bu yaşananlar hiçbir şekilde kabul edilemez bir durumdu..

Şimdi yeni yeni gelişmeler yaşanıyor.. Neymiş Gökhan asbaşkanı aramış “Beni menajer kandırdı, hayatımı mahvetti, dönmek istiyorum..” demiş.. Sonra her şey olumluya giderken “Beni Barça istiyor, 3-4 saat müsaade edin” demiş ve her şey tekrardan kopmuş falan fıstık..

Şahsım adına net olarak söyleyebilirim ki; Gönüllerin Gökhan’ı zaten gitti.. Bu saatten sonra Gökhan Gönül gitse ne fark eder, kalsa ne fark eder? O artık yalnızca çok iyi bir sağ bekten ibaret!

Evet.. Fenerbahçe çok çok iyi bir sağ bek kaybetti.. Basar parayı alır yenisini, öyle veya böyle doldurur o mevkiyi. Ama Gökhan neler kaybetti, oturup bir düşünülmesi gerek..

Çıkan haberler doğruysa şayet; kendisinin alnının akıyla kazandığı şampiyonluğa “şike” diyen yeni teknik direktörüyle kariyerinde başarılar dilerim.. Hani şu kendisinin “kanırta kanırta şampiyon olduk!” dediği şampiyonluk var ya.. Heh işte o şampiyonluğa “şike” diyenle..

  7 Yorum

  1. Erol Apaydın   •  

    Bir Beşiktaşlı olarak Gökhan Gönül Fener de oynarken o takımdan istediğim 2 futbolcu dan biriydi. Gerçekten dedikoduların çıktığı zaman inanamamıştım. Ama sonunda mutlu son oldu ve İnşallah form tutup takıma katkı sağlayacaktır.

  2. Emre   •  

    Kadıköye Canerle birlikte gelecek

  3. Ayhan KORKMAZ   •  

    Aslında en başından beri kızgın değil üzgünüm. 26 yaşındayım transfer olarak yaşadığım en büyğk şok. İtiraf ediyorum hala arada girerim profiline kaldırdı mı fotoğrafları diye. Olur mu ya, Gökhan gider mi ?

  4. Erdi   •  

    Para karşılıgında fenerbahce taraftarının sevgısını satmıştır. Kadıköye hangı yuzle gelecek merak etmekteyım.

  5. tolga   •  

    Dunyanın hiç bir yerinde sanırım herşeye bizim kadar duygusal yaklaşılmıyor . Ve bu duygu genelde öfke endeksli . Ah şu çılgın Türkler adam parasına bakar biz yıllarca yazar çizeriz . Aslolan Hayattır Hayatta Beşiktaş teşekkür ederim

  6. Emir Can Kapıcı   •  

    Oyuncu sizdeyken kral, başka takıma gidince şerefsiz mi oluyor? Olaya duygusal bakıyorsunuz. Gökhan Gönül para için anlaşamamış olabilir Fenerbahçe ile çünkü bu onun mesleği. Bu adam Profesyonel bir futbolcu ve tabii ki önceliği para olacaktır. Olaya biraz daha profesyonel bakarsak Gökhan’ın Beşiktaş’a gitmesinde bence hiç bir mani yoktur. Burak Yılmaz, Sergen Yalçın, Rüştü Reçber, Tümer Metin… Bunlar profesyonel futbolcular. Fenerbahçe için UEFA’dan FFP (Finansal Fair Play) uyarısı gelince Fenerbahçe maç başı ücretlerini kaldırma, yıllık maaşlarda indirime gitme kararını aldı. Gökhan indirim kararına sıcak bakmadı. Doğaldır. Gökhan Gönül henüz resmi olarak Kamu Aydınlatma Platformuna açıklama yapılmasa da çok yakın bir zamanda Beşiktaş’ın futbolcusu olacaktır. Beşiktaş, Bu sezon Avrupada, Şampiyonlar Ligi’nde oynayacağı için her oyuncu(!) Beşiktaş’ta oynamak ister tabii ki. Ben sana bu açıklamayı, özellikle son paragraf yazını yakıştıramadım.

    • Burak   •     Yazar

      Gökhan için ağzımdan şerefli veya şerefsiz diye haddime düşmeyecek bir kelime çıkmadı yazıda. Bu sebeptendir ki; yorumunuzun ilk kısmını pas geçiyorum. Olaya duygusal bakıyorum çünkü ben bir insanım, robot değil. Nasıl ki; 2 ay önce doping testi için Beşiktaşlılar Gökhan’a dopingci yazdı, şimdi kral yapıyor bizde de o durum olduğunu varsayın. Öte yandan; para için gidiyorum dese zaten Gökhan’ı eleştiren adam sayısı bir elin parmağını geçmezdi, kimse eleştirmeye layık dahi görmezdi. Bana sergilenen tutum yanlış, para umurumda değil açıklaması yapıp kulüple her gün para pazarlığı yaparsa hiç sevimli durmaz. Saydığınız futbolculara gelecek olursak; Sergen hariç hiçbiri bir kulübün efsanesi değildir. Hepsi arafta kalmış, camiasız futbolculardır.

      Yakışma mevzusuna gelince. Son derece yanlış davranışlarda bulunmuş Gökhan Gönül için ahlak sınırları çerçevesinde, son derece uslüplu bir yazı yayınladım. “Pembe tezkere” ile stat inletmiş bir kulübün taraftarı için pek uygun olmayan bir yorum olmamış mı?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir