Hollanda’da 1. Günüm

Merhabalar dostlar! Sizlere Hollanda’dan ilk merhabam bu! Son derece yorucu bir yolculuğun ardından nihayet bilgisayarı elime aldım ve sizlere yazabilme fırsatı yakaladım. Şuanda okumakta olduğunuz bu yazı 24 Temmuz’un sabahında yazılıyor. Açıkçası dün gece yazamayacak kadar yorgun ve bitik haldeydim. Bundan sonraki günlerde de hep bir önceki günü raporlamayı planlamaktayım. Neyse bu teknik işleri bir kenara bırakalım..

Hollanda’ya Uçur Bizi Pilot Bey!

Annemin “sabah en geç 06.30’da Sabiha Gökçen’de ol!” talimatlarından bir hayli sıkılmış şekilde gece 03.00’da uyandım. Ulaşım açısından evimin olduğu Kağıthane’den Metrobüs ile Şişli’ye geçecek, oradan da Taksim’e yürüyecektik. Bu mini yolculuğumda bana Batuhan eşlik etmekteydi.

Lakin gel gelelim her zamanki gibi evdeki hesap çarşıya uymadı ve Çağlayan metrobüs durağının o saatte çalışmadığını gördük. Haliyle de mecburen Çağlayan-Şişli-Taksim yolunu komple yürümek zorunda kaldık. Şişli’ye kadar her şey çok güzeldi lakin Şişli’ye geldiğimizde baktığımız saat, işlerin yolunda olmadığını gösteriyordu. Tek çaremiz taksiye binip süreci hızlandırmaktı, biz de öyle yaptık!

Taksim’de Sabiha Gökçen’e giden otobüslerin orayı kolayca bulup, bindik. Batuhan’ın hava alanına gelmesi anlamsız olacağı için onunla orada duygu dolu bir vedalaşma yapıp, kalan yolculuğuma tek başıma devam ettim.

sabiha-gokcen

Önceki gün telefonda görüştüğüm müşteri hizmetleri; “Taksim’den Sabiha Gökçen 1.5 saat sürmekte” dediği için evden 3’te çıkmıştım. Lakin yarım saatlik bir sürede bu yolculuk gerçekleşti haliyle de ben epey erken gelmiş oldum. 1 saati geçik süre annemi bekledikten sonra, tarifsiz sinirle dış hatlardan içeri giriş yaptık.

Yüklerimizi teslim ettikten sonra bizi içerik alacakları saati beklemek üzere Simit Sarayı’nda oturduk. Alacakları saat geldiğinde de kalkıp, yavaştan hareket ettik.

Hava Yolculuğumuz Nasıldı?

Güzeldi.. Pilot gerçekten işini hakkıyla yapan bir adamdı. Uçağın kalkış esnasında da, iniş esnasında da bunu fazlasıyla kanıtladı (ikisini de gayet yumuşak şekilde yapabilmek, her pilotun harcı değildir).

Havadayken neler yaptığım konusuna gelecek olursak.. Zaten dev uykum olduğu için bilgisayardan dizi izleme fikri çoktan yatmıştı. Uçak kalktıktan yarım saat sonra falan karnım fazlasıyla acıktığından yemek yedim ve bir süre kitap okudum. Sonrasını ise hatırlamıyorum! Uyandığımda uçak iniş izni bekliyordu.

Not: Belçika’ya indik. Eniştem bizi aldı ve Hollanda’ya geçtik.

İlk Gün Neler Yaptım?

Çok bir şey yapamadım. Çünkü gerçekten dev yorgundum! Önce bir takım işlerimizi halletmek adına eniştemle beraber Ticaret Odasına gittik. Oradaki görüşmelerimizi tamamladıktan sonra ise teyzemlerin ofisine geldik.

Hollanda Ticaret Odası

Hollanda Ticaret Odası

Burada küçük teyzem ve Aras ile özlem giderdikten sonra yemek yemek üzere çarşıya yürüdük. Ve karınlar doyduktan sonra da çarşıda biraz oyalanıp, eve geçtik.

Eve geldikten sonra ne yaptığımı tahmin edebilirsiniz herhalde. Uyudum uyudum uyudum!


Şuan Hollanda’da “Kermis” adı altında bir etkinlik düzenlenmekte. Yukarıda gördüğünüz son iki resim, o etkinlikten. Eğer aileden bana arkadaşlık edebilecek biri bulabilirsem; oraya gidip bolca eğlenip fotoğraflama planım var. Şehrin ortasında bir eğlence merkezi düşünün, baya baya luna park gibi bir şey.

  4 Yorum

  1. melodram   •  

    İstanbul trafiğinde nereden nereye, ne kadar sürede gideceğini hesaplamak asla mümkün olmuyor. Hep bi sürprizzz :)))

    İyi tatiller mi demeliyim, yoksa bol keşifler mi demeliyim bilemedim.
    En iyisimi sen mutlu kal.:)

    • Burak   •     Yazar

      Çok teşekkür ederim.

  2. cem kazan   •  

    Gitmisken Van Persi’yi de al diyecektim. Ama onu zaten aldiniz kardesim:)

  3. Nevin   •  

    Resimler harika iyi tatiller

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir