İzledim: Fokus (Focus)

Vize haftasına girmeden evvel arkadaşlar ile beraber epey bir takılmaya başladık. Birkaç gündür, okuldan sonra hem eğlenebilmek hem de biraz olsun kafa dağıtabilmek için kendimize türlü türlü uğraşlar çıkarıyoruz. Sinema da bunlardan sadece birisi.

Aslında “Fokus” filmini daha önce duymamıştım. Hani böyle uzun zamanlardan beri beklediğim, “gelse de gitsek” dediğim bir film falan değildi. Bugün sinemaya gitme fikri ortaya çıktıktan sonra, “Hangisine gidelim ?” muhabbeti dönerken “Baba Will Smith varsa ona gidilir” dedim. Ki hakikaten sevdiğim yabancı aktörlerin en başında gelir kendileri.

Sağ olsun arkadaşlar da beni kırmadı (birçoğu katıldı) ve filme girdik. Spoiler vermeden konusunu biraz özetlemek gerekirse; çok çok yetenekli bir dolandırıcının hayatını konu alıyor. Baş karakterimiz Nicky yine bir gün avdayken yolu bir bayanla kesişiyor ve dengeler değişiyor.

Açıkçası oyunculuklara diyecek lafım yok. Filmde yer alan herkes zaten kendisini ispat etmiş, kaliteli oyuncular. Az bir araştırma sonucunda bunu siz de fark edebilirsiniz. Lakin bana “gitmemi tavsiye eder misin ?” derseniz; cevabım değişkenlik gösterebilir. Şöyle ki; kesinlikle sinemada izlenmesi gereken bir film olduğuna inanmıyorum. Böyle evde sıkıntıdan patlarken, “açayım da bilgisayardan bir film izleyeyim, zaman geçsin” mantığıyla izlenecek bir film.

Çünkü sinemada izlemeyi gerektirecek ne bir sahnesi, ne de bir atmosferi var. Olaylar baştan sonra sıradan bir ritmde ilerliyor. Sizi böyle tripten tribe sokacak aksiyon sahneleri falan yok. Genellikle izleyiciyi şaşırtmak, “hadi len!” dedirtmek hedeflenmiş. Birçok sahnesinde de başardığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Tabii her şeye rağmen; filme tek başına güzellik katan, son dönemlerin popüler oyuncusu Margot Robbie gerçeğini de unutmamak lazım..

The Wolf of Wall Street’e de damgasını vurmuştu kendileri.

margot-robbie

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir