Ölüm Tarihimiz: 04.05.2015

İnanılmaz bir 2 gündü, öyle değil mi ? 20-21 yıllık yaşantımda beni en çok mutlu eden anı içerisinde barındıran, fevkalade güzel bir 2 gün! Yalnız da geçirmedim hani! Beni bu iki günde yalnız bırakmayan 7 güzel dostum vardı yanımda. Hatta belki de bazıları sırf beni yalnız bırakmamak için yanımda gelmişti, ta onca yolu.

Ölmek için ideal bir gündü..

Çok gülmüştük, çok eğlenmiştik, sevdiğimiz insanlarla beraberdik..

Tüm taşlar yerindeydi ve hava buram buram ölüm kokuyordu..

Yorucu geçen iki günün ardından bindiğimiz o otobüste kör kütük uyumakta idik. Ya ölüm karşımıza kendimizdeyken çıkacak kadar cesur değildi ya da böylesi daha uygun görülmüştü. Sonuç olarak ölüm bizimle karşılaşacağı o anı, iple çekiyordu. Hissetmiştim, hissetmiştik…

Derken saatler 05.20’yi göstermekteydi.. Gözlerim kapalı, yarı uyku halindeyken bir ses duydum önce. Üzerinden saniye geçmeden de başımı ön koltuğa vurdum. Sonra çığlık sesleri yükselmeye başladı birden bire. Ağlayan çocuklar, bağıran kadınlar ve ardı arkası kesilmeyen bağrışlar. Kaşımdan akmakta olan kanın sıcaklığını buram buram hissederken; gözüm bir anda iki koltuk yanımda oturan arkadaşıma gitti, yerdeydi ve yüzü kan revan içerisindeydi.

Ona yardım etmeye niyetlenecek iken bir patlama sesi geldi ve aynı anda tarifsiz bir acı.

**

SON DAKİKA! Bartın’dan İstanbul’a doğru hareket halinde bulunan yolcu otobüsü kaza yaptı. Otobüste gerçekleşen patlama sonucunda, otobüsten sağ kurtulan olmadı. Detaylar birazdan…

**

Hayatımda yaşadığım en büyük mutluluğun üzerinden henüz sayılı saatler geçmişken, hayatla vedalaştım! “Dur daha yeni başladık!” demişken eşe dosta, başladığımız yerde bitirdik her şeyi.

Demek ki neymiş ? Gerçekten ölüm her an aklında olacakmış.

Demek ki neymiş ? Ölüm bir nefes kadar yakınmış.

Demek ki neymiş ? Ölüm hep yanımızdaymış.

Gördüm her şeyi!

Ölüm haberlerimizi okudum. İnsanların hakkımızda yazdığı onca güzel şeyi, paylaştıkları fotoğrafları, döktükleri gözyaşlarını gördüm.

Ailem.. Canım annem, canım babam..

Gördüm gözyaşlarınızı, duydum haykırışlarınızı.. En çok sizin için öldüm, gördüm..

Zaten siz -ailelerimiz- dışında herkes de unutacak bizi!

Çok değil 1-2 ay sonra unutacak hemde. Sorumsuz bir şoförün cezasını çeken bir otobüs dolusu yolcuyu, henüz hayallerinin başında olan bir grup genci, daha hayatla yeni “merhaba“laşmış o bebeği unutacaklar.

1-2 ay tutulacak yasımız. 1-2 ay paylaşılacak fotoğraflarımız. 1-2 ay hatırlayacaklar adımızı. Sonra aslında biz hiç yaşamamış, o kaza hiç olmamış gibi olacak. Belki yıldan yıla hafızalarda belireceğiz, o da şanslıysak olacak tabii.

Söylenmeyen, söylenemeyen, duyulmayan, duyulamayan ne varsa içimizde kalmış bir şekilde hayatla vedalaştık biz.

Aslında o kazadan sağ kurtulamadık hiçbirimiz…

  2 Yorum

  1. Enes   •  

    Kardeşim Allah korumuş sizleri. Deme böyle sözler. Bizler sizleri gülerek uğurladık, her daim de o şekilde görmek isteriz. Hepimiz sizleri dualarla uğurladık. Hayırlısıyla sağ sağlim gittiniz. Bundan sonrasını düşünüp te üzme bizi

  2. Lacivert   •  

    Kanka böyle saçma sapan rüyalar gördüğümde “kıçın açık kalmış” derlerdi….

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir