online-alisveris

Online Alışveriş İnsanı Tembelleştiriyor!

İstanbul’a gelmeden önce online alışveriş imkanım her zaman kısıtlıydı. Şöyle ki; yaşadığım bölge çok fazla gelişmiş olmadığı için Burger King, Domino’s (ben İstanbul’a geldikten sonra, Dominos şube açmış nihayet) gibi ünlü markalar, henüz bizim oralara uğramamıştı. Durum böyle olunca online olarak yemek sipariş etme imkanım yoktu zira yemek sepetinde yanılmıyorsam 2 tane restoran vardı eve servis yapan, onların da alt limiti 50 Türk Lirası falandı. 

E haliyle Kocaeli’deyken canım bir şey istediğinde çıkıp dışarıdan almak zorundaydım. Misal; evde Nutella bittiği zaman, “dur hemen online marketten sipariş vereyim. 20 dakikaya gelir.” tribine giremiyordum. İnternet alışverişlerinin yalnızca giysi, kitap veya internet üzerinden satılan araç-gereç bölümlerinden faydalanabiliyor, gıda konusunda tıkılıp kalıyordum.

Bu Kocaeli’de bulunduğum süre boyunca her zaman canımı sıkan bir durum olarak kaldı. Lisede İzmit merkezde oturan arkadaşlarım “şimdi eve gideyim de bir Burger söyleyeyim” dediklerinde daima içim burkulurdu (yazar burada abartır). İstanbul’a gelme hayalleri kurarken de, en çok istediğim şeylerden sadece bir tanesiydi; yemek sepetine girip doyumsuzca sipariş vermek.

Verdim mi ?

Verdim! Hem de hayvanlar gibi. Geldiğim günden bugüne dek, istisnalar olmakla beraber hiçbir günü boş geçmedim. Bunda tabi öğrenci evi olmasının da payı büyüktür. Zira ailem yanımda olsa belki bu denli kullanmama gerek kalmazdı yemek sepetini.

uyusuk

Ki bahsettiğim olay sadece yemek sepeti olayı da değil. Bu online alışveriş imkanından büsbütün faydalanıyorum, geldiğimden beri. En basitinden; bu sabah evde içme suyunun bittiğini fark ettim, girdim hemen online marketten getirttirdim. Ne evden çıkmama gerek kaldı, ne de bu kar soğuğunda “gitsem mi gitmesem mi ?” ayrımında kalmama.

Peki bu güzel bir şey mi ?

Tabi lan!

Yok bir dakika değil tabi!

La saçmalama neden güzel olmasın ?!

Yav hayır değil!

Bilmiyorum..

Evet evet, en doğru cevap “bilmiyorum” olacaktır. Dediklerim doğru; ne soğuk yemenize gerek kalıyor, ne de evden çıkmanıza. Ama her şeyi bir tıkla hallettiğiniz için de işiniz olmadığı taktirde günlerce eve tıkıyor bu rahatlık sizi. Misal; 3-4 gündür evden çıkmıyorum, sürekli evdeyim. Okul tatil, arkadaşlarım ailesinin yanına gitti ve evden çıkmamı gerektirecek hiçbir durum yok.  Hele ki; ev ihtiyaçları da ayağıma kadar geliyorken.

Rahatsızım bu durumdan sevgili okur, sıkıntılı bu durum.

Hani “tamam bundan sonra tek bir sipariş bile yok!” da diyemiyoruz, bazen el mahkum oluyor ama bir şeyler yapmak lazım. Hele bu kadar kilo almışken!

Kilo, göbek, yağ.

Yaaaaaaaaağ!

sisko

  6 Yorum

  1. Usluer   •  

    Kitap alışverişinden tut da kıyafet alışverişine kadar birçok şeyi internet üzerinden alıyorum. Bunun en büyük sebebi ise fiyat farkı. Geçenlerde SSD almaya karar verdim, Vatan Bilgisayar’ın şubesine gittim fiyatlara bakmaya. Yanlış hatırlamıyorsam Corsair marka SSD yaklaşık 240 TL idi. Aynı SSD internette ise yaklaşık 200 TL idi. Arada 40 TL’lik bir fark var. Hal böyle olunca şubeden almak pek akıllıca olmuyor.

    İnternet üzerinden alışveriş her ne kadar tembelliğe alıştırsa da imkanlar doğrultusunda mantıklı bir seçim oluyor.

    • Burak   •     Yazar

      Ya aslına bakarsan; bu kitap, kıyafet gibi eşyaların alımında internet alışverişi faydalı bir durum. Hani yıl olmuş 2015, neden gidip elinde bir ton yük taşıyasın ki ? Lakin yazıda da bahsettiğim gibi; gıdada, internet alışverişini alışkanlık haline getirirsen, vay haline!

  2. Ersin ÜZGÜN   •  

    Üniversitenin olmadığı bir şehirdeysen veya üniversitenin olmadığı bir ilçede ailenle yaşıyorsan ve 7/24 yerlerin açık olmasına yakınlarında çok alışık değilsin yemeksepeti senin için hiçbir anlam ifade etmiyor. Fakat öğrencilere kurulu olan yerlere geldiğinde yine öğrencilerden kazanç sağlamak amacıyla açılmış dükkanları da görebiliyorsun. Hele ki gittiğin üniversitedeki şehri ve hayatı bilmiyorsan haliyle yemeksepeti senin için vazgeçilmez oluyor.

    Bende yemeksepeti üzerinden çoook sipariş vermişimdir. Ama aile ocağına dönünce bir kez bile ihtiyaç duymuyor insan.

    • Burak   •     Yazar

      Söylediklerinin bir kısmı çok doğru. Lakin şuan İstanbul’da yemek sepetini kullanıyor olmamın sebebi, etrafı bilmemem değil, keşke öyle olsa da öğrensem. İstanbul’da restoranlara falan hijyen bakımından güven olmadığı için tercih etmiyorum. Belki büyük markalarda hijyen konusunda çok kaçamak yapıyor ama mahalledeki kontrol edilmeyen yere güvenmek yerine onlara güvenirim daha iyi.

      Öte yandan ailenin yerini hiçbir şey tutamaz haklısın.

  3. Ufuk   •  

    Dostum adam şu Samsung Tab 3 inceleyen mal çocuğu {bkz: https://www.youtube.com/watch?v=RW4OR_P1x6Y} gördükten sonra online alışverişten soğudum. Şaka bir yana internetle ne kadar içli dışlı olsam da aktif olarak alışveriş yapmıyorum.

    Aslında interneti çok sevsem de bir o kadar da nefret ediyorum. Senin de üzerinde durduğun konu gibi çoğu etkilerinden şikayetçiyim. Mümkün olduğunca verimli değerlendirmeye çalışıyorum vaktimi. Mesela yarın blogumda bir animasyon paylaşacağım konuyla ilgili. Senin anlayacağın bir gün yaşlandığımda “ekrana bakarak geçen en güzel günlerimi, doya doya yaşayamamışım!” demekten korkanlardanım.

    • Burak   •     Yazar

      Etrafımdaki yaşça büyüklerimi gördükçe, insanın yaşlanınca o lafı her türlü dediğine emin oluyorum. Sen istediğin gibi yaşa, o yaşa geldiğinde “lan bunu yapmamışız!” diyeceksin her türlü kardeşim. Hayatın her evresinde pişmanlıklar olacak.

      Ahh ah.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir