Sokaklar Küflenmiş

Dışarıdan bakıldığı vakit; ülkece çok kötü dönemlerden geçiyor gibi gözüksek de, aslında iyi tarafları da yok değil bulunduğumuz durumun. Herkesin bir fikri, herkesin savunduğu bir düşünce yapısı var ve bu çok normal. Asıl garip olan değil midir; herkesin aynı şeyi düşünmesi, desteklemesi ? Bence eğer öyle olsaydı garip bir millet olurduk.

Yalnız şimdiden peşin peşin söylemem de fayda var ki; bu yazıda siyaset içeren tek bir düşünce bile bulamayacaksınız. Kendimi en başta tembihledim bu konu ile ilgili olarak. Blog içerisinde her daim apolitik tavrımı koruyacağım. Zira ben her okuyucuma aynı mesafede durmak, her düşünceden her okuyucu ile kaynaşmak istiyorum. “Benim gibi düşünenler çevremde olsun gerisi ilerlesin” tarzında saçma sapan, yalnızlaştırma kokan düşüncelerden sıyrılalı epey bir oluyor.

Neden bunlardan bahsettin ?” diye soracak olursanız; “Sokakların hali” konu başlığını duyar duymaz, aklıma son zamanlarda meydana gelen olaylar geldi. Ve onlardan bahsetmeden önce de benim açımdan önemli olan birkaç kuralı dile getirmek istedim. Şimdi konuyu detaylandırıp sokaklar ile ilgili birkaç kelam da biz edelim.

Siyasi Taraf Kargaşaları

Ülke olarak hala çok geri olduğumuz için; insanların düşünceleri bir suç gibi görülmekte. “A” şeklinde düşünen “B“‘yi, “B” şeklinde düşünen de “A“‘yı düşmanı olarak görüyor. Haliyle iki taraftan biri sokakta fikrini savunurken, diğer tarafta “karşı cephe” olarak işin içine dahil oluyor. İki karşı fikir bir araya geldiğinde yapılacak o kadar güzel eylem varken (münazara gibi); ülkemin güzel insanları genelde fiziki çarpışmaları tercih ediyor. Bu da haliyle sokakları korkunç hale getiren etmenlerden bir tanesi olarak yazımızda bize misafir olmasına sebebiyet veriyor.

Eylem bir haktır” kısmına ise hiç girmeyeceğim olayın. Çünkü son zamanlarda “kime neyi anlatıyorsun ?” diyenleri haklı çıkartan çok fazla olay yaşadım ve sırf bu gereksiz tartışmalar yüzünden kalp kırmayı hiç istemem. Ama şunu bilin; eylem gerçekten bir haktır, hemde her konuda.

Fikir Savaşları

Birinci alt başlıkta bahsettiğimi bir seviye atlatıyorum bu alt başlık ile. Öncekinin bir ilerisi de var maalesef ki ülkemizde. Sırf fikirlerini kabul ettirebilmek veya fikirleri ile ilgili protestolar için çeşitli patlayıcı maddeler kullanarak masum insanların da canına kasteden kimseler var. Bu kimselerin yaptıkları eylemler öylesine çoğaldı ki ülkemizde, inanın artık sokakta gördüğümüz her çöp poşetine “aha bomba ara polisi” tepkisini veriyoruz.

istanbul-protesto

Hamuru Bozuk Olanlar

Bu alt başlığı atarken çok düşündüm. Zira başlık altında bahsedeceğim insancıklara en uygun şey ne olur bilemedim. Evet bu alt başlıkta, tahmin edebileceğiniz üzere; tecavüzcülerden, hırsızlardan, sapıklardan ve şuan aklıma gelmeyen bin bir türlü insancık türünden söz edeceğim. Kardeşlerimizin, kızlarımızın, ablalarımızın ve annelerimizin sokaklarda özgürce dolaşmalarını, güven içerisinde hayatlarını devam ettirebilmelerini engelleyen bu hamuru bozuklar yüzünden sokaklar epey bir korkunç hale geldi.

Samimiyetsiz ve Çocuksuz Yaşam Alanları

Sokakta büyüyen bir nesil yok artık. Çağımızın çocukları ellerinde bilgisayar, tablet ve telefonları ile evde büyümeyi tercih ediyor. Eskiden sokakta çok normal bir olay gibi karşılanan o diz kapağı kanamaları artık çocuklara ölümle karşılaşmak gibi geliyor. Çocuksuz olan sokaklarda da haliyle bir samimiyet eksikliği bulunmakta. Doğru orantılı olarak gidecek olursak; samimiyetin olmadığı sokaklarda da neşe olması beklenemez herhalde öyle değil mi ? Bana kalırsa insanların düşmanlıklarında da, sokaklardaki kötü olayların artmasında da insanların artık birbirlerine çok uzak olmalarının büyük bir payı bulunmakta.


Neyse efendim.. Gökhan Tekin’in blog’unda mimlemiş olduğu şu yazı sayesinde şuan okuduğunuz bu içeriği oluşturdum. Sağ olsun kendisi beni yazıda etiketlemiş, güzel bir incelikte bulunmuş. Yaptığı inceliğe de karşılık vermeyi bir görev olarak gördüm.

Ben de buradan Mustafa Türk ve Usluer‘i mimliyorum!

  4 Yorum

  1. Gökhan   •  

    Cevapladığın için teşekkür ederim

    • Burak   •     Yazar

      Ben teşekkür ederim Gökhan hocam.

  2. e-vren ;)   •  

    Öncelikle şunu belirteyim; ben tam bir lego hastasıyım Kullandığın görsel çok hoşuma gitti.

    Siyasete mesafeli olmak bence de en doğrusu hatta en politik yaklaşım.

    yeni nesil artık sokaklarda büyümüyor diyorsun ya aynı zamazda sokaklarda ‘yürümüyor’ da. Bu denli dijitalleşmenin beraberinde asosyalliği getirmesi insanoğlunun kendini bitirme projesine dönüşmüş durumda.

    • Burak   •     Yazar

      Kesinlikle katılıyorum ağabey, sokak yaşantısının bitmesi insanlığın bitmesi ile doğru orantılı ilerliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir