Yaşam Boyu Yalnızlık Ödülüne Talibim!

Okulun bitmesi, koşturmanın son bulması ile birlikte, son derece sessiz bir atmosferde, kendimi dinlemeye başladım. Bazen uzandığım yatağımda, bazense boş boş baktığım bilgisayarın başında, kendimle hesaplaşıyor, derin düşüncelere dalıyorum. Kendimle olan yirmi yıllık tanışıklığın neticesinde, en doğru eleştirileri yapabiliyor, gelecek hakkında ufak da olsa fikir sahibi olabiliyorum.

Aslında çoğu konuda inanılmaz bir özgüvene sahibim. Hayal ettiğim o kadar çok şey var ki; yazmaya kalksam, 200-300 yazı çıkar! Birçoğuna da kahkahalar ile güler, gerçekçi bulmazsınız. Lakin ben ısrarla gerçek olacağına inanır, gerçekleşeceği günü beklemeye devam ederim.

Bunun yanında öyle konular da var ki; artık yavaş yavaş kabullenmeye başladığım, inkar edemediğim gerçekleri barındırır. Örnek mi istiyorsunuz:

AŞK!

Hiç bana göre değil biliyor musunuz? Aslında istiyor ve onun varlığına fazlasıyla inanıyorum. Lakin bugüne kadarki deneyimlerimden yola çıkacak olursam; ben karşı cinsi mutlu edebilmeyi beceremiyorum. Hani eğri oturalım doğru konuşalım; ilişkilerim esnasında mutlaka bir lavukluk yapıyor, tüm büyüyü mahvediyorum. Karakterim gereği bende doğuştan var olan “şüphecilik” kavramı ise olayın bambaşka boyutu. Hani hayatım boyunca çok ekmeğini yediğim, sayesinde türlü kazıktan kurtulduğum bu huyum, gönül ilişkileri konusunda her daim kalemde gol görmemi sağlıyor. Aslında derecesini ayarlayabiliyor olsam hiç sorun olmayacak lakin, ben illa bokunu çıkarıyor karşı tarafı incitebiliyorum. Bu tüm ilişkilerimde böyle oldu, bir türlü ortasını tutturamadım.

ask-gif

Sadece bu da değil! Mesela her zaman olmamakla beraber; çoğu tartışmada hep haklı olduğumu düşünüyorum (ilişki konusunda yalnızca). Bunun bana kaybettirdiği çok şey oluyor zira haklı olduğumu düşündüğüm için karşı tarafı fazlasıyla kırabiliyorum. Az bir zaman geçtikten sonra hatamı fark etsem dahi; her şey için çok geç kalınmış olabiliyor.

Bunun dışında; gururumdan ötürü bugüne dek kaybetmişliğim pek yoktur lakin kıskançlık konusunda olayın bokunu çıkardığım sıkça olur. Yalnız büyüyüp, her şeye tek sahip olduğumdan mıdır bilmem lakin benim olanı aşırı benimsiyorum. E bu huyumdan bazen ben bile rahatsız olurken; karşı tarafın anlayış göstermesini beklemek dev aptallık olur!

He bir de; dürüstlük hep kazandırır falan diyorlar ya; büyük yalan o! Bakın hayatım boyunca her zaman insanlara dürüst konuştum, ne düşünüyorsam çatır çatır söyledim. Sordukları sorulara her daim tüm doğrularıyla cevap verdim ve neticesinde gereksiz detaylar yine tabloyu paramparça yaptı.

Hani aslında başta da söylediğim gibi; ben aşkın varlığına ve gücüne inanan bir insanım. Bana göre, doğru aşk; insanı bulunduğu durumdan çok daha iyi bir hale getirebilirken; yalnızca mutluluk anlamında değil; iş, güç ve buna benzer her türlü kişisel konuda da olumlu katkı sağlar. Bunların farkında olup da; karşı cinsle bir türlü tam olarak anlaşamamak da işin en ilginç ve üzücü yanı zaten.

Deniyorsun, deniyorsun, deniyorsun, oluyor veya oldu sanıyorsun ama sonunda mutlaka patlıyor. Sonra yavaş yavaş kabullenmeye, yalnızlığı hazmetmeye başlıyorsun. Tabi bu durumu kabullenene kadar insan harcayanlar da yok değil. Zamanında ben de düştüm bu hataya; çok sancılı ve gereksiz günlerdi, pişmanım!

Aslında kendimi şöyle bir masaya yatırdığım zaman; uyumsuz bir insan olmadığımı biliyorum. Onca yermenin içerisinde biraz da övgüde bulunacak olursam; merhametli ve çabucak sevebilen bir yapım var. Kindar olmamam en belirgin özelliğim olmakla beraber, çabuk parlayıp çabuk sönüyor olmam da en karakteristik özelliklerim arasında kafaya oynar.

Ama ne yaptıysak aşk konusunda dikiş tutturamadık! Ve artık olmayacağını da kabullendik, en azından şu tabloda.

Kim bilir? Belki bir gün bu yazıya bakıp gülümserim.

Ama şuan içerisinde bulunduğum durum açısından inanılmaz realist bir yazı yazdığıma inanıyor ve burada noktalıyorum..

  7 Yorum

  1. Meçhul Adam   •  

    Gördüğüm kadarıyla bu yalnızlık olgusu bizim gibi sanal alemde yaşayan insanlar için yaşam tarzı olmuş durumda. Başta kendimde ve bu işlerle uğraşan kişilerde gördüğüm en büyük problem bağlanma problemi ve yalnız kalma isteği. Bu iki unsur olduğu içinde aşk meşk işlerini pek beceremiyoruz.

    • Burak   •     Yazar

      Aslında yalnız kalma isteği bende pek yok. Hatta çoğu zaman en gereksiz anda bile yanımda birini istediğim olur.

      Bağlanma probleminden kastınız bağlanamamak ise; aslında o da bende yok. Zira daha önce epeyce uzun ilişkilerim oldu.

      İnternet ile ilgilenen çoğu insanın ortak noktası olabildiğini kısmen kabul etsem de; bence herkesin sebebi farklı.

      • tbkty   •  

        Aşka inanip yalnız kalmayı başaran 2.insanı buldum.mutluyum

  2. cem kazan   •  

    Burak sende böyle diyorsan. Biz olelim abi:))

    • Burak   •     Yazar

      Durum bu be kardeşim.

  3. Lacivert   •  

    Benim ödülüm lan o, benim olması lazım. Ben istiyorum!

    • Burak   •     Yazar

      Sen şerefli ikinciliklerin takımısın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir